Robin Hood - İngilizce Hikaye Çalışması – 2

The story begins with Robin Hood's Saxon grandfather, Sir George Gamwell. Gamwell lived near a Norman lord. This lord wanted to take Gamwell's house and his lands. The two men fought, and the Norman lord killed Gamwell's two sons. Gamwell's wife also died. But Sir George also had a young daughter, Joanna.

‘I have no sons,’ Gamwell said to Joanna. ‘So I will teach you to fight with a sword, and with a bow and arrow.’

Çevirisi: Hikaye Robin Hood’un Saxon olan büyükbabası Sir George Gamwell ile başlar. Gamwell, Normandiyalı bir Lordun yakınında yaşardı. Bu lord Gamwell’in evini ve topraklarını almak istedi. İki adam savaşdılar ve Normandiyalı lord Gamwell’in iki oğlunu öldürdü. Gamwell’in eşi de öldü. Fakat Sir George’nun bir de genç kızı vardı, Joanna.

Gamwell Joanna’ya “Başka oğlum yok” dedi. “Bu yüzden sana kılıç, yay ve ok ile dövüşmeyi öğreteceğim.”


ANALİZİ


  • The story begins with Robin Hood's Saxon grandfather, Sir George Gamwell.

Geniş zaman ile kurulmuş bir cümledir. “Robin Hood's”: Burada “apostrophe s” yani kesmeli s kullanılmıştır. "Begin" fiili 3. halde olduğundan –s eki aldı. (bknz. İngilizce –s eki alma kuralları.)

  • Gamwell lived near a Norman lord.

Cüme geçmiş zaman ile kurulmuştur. (bknz. İngilizce geçmiş zaman konu anlatımı). Geçmiş zaman ile olumlu bir cümle kurarken fiilimiz düzenli bir fiil ise –ed eki alır. Düzensiz fiil ise 2. halde kullanılır. (bknz. İngilizce düzensiz fiiller)

  • This lord wanted to take Gamwell's house and his lands.

Cümle geçmiş zamanla kurulmuştur. Fiili düzenli bir fiildir. “Gamwell's house”: Burada “apostrophe s” yani kesmeli s kullanılmıştır. “Lands” çoğul olarak kullanılmıştır. (bknz. İngilizce çoğul yapma kuralları.)

  • The two men fought, and the Norman lord killed Gamwell's two sons

Burada 2 cümle vardır ve cümleler “and” bağlacı ile ayrılmıştır.(bknz. And bağlacı). İlk cümlede “men” düzensiz çoğul yapısındadır.(bknz. Çoğul kelime oluşturmak). Yine ilk cümle geçmiş zamanla kurulmuştur. Fiil düzensiz fiildir ve “fight” fiilinin 2. hali kullanılmıştır.

2. cümle yani “and” den sonraki kısımda ise cümle the ile başlamıştır çünkü belli bir isimden bahsedilmektedir: “The Noman lord”. (bknz. İngilizce belgisiz ve belirli sıfatlar (indefinite and definite articles: a, an, the)

Cümle geçmiş zamanla kurulmuştur. Fiili düzenli bir fiil olan “kill” fiilidir ve –ed eki almıştır. (bknz. –ed eki alma kuralları.). “Gamwell's two sons” derken “apostrophe s” yani kesmeli s kullanılmıştır. “-nin, -nın, -ın, in” anlamına gelmektedir. Sons ise “son” kelimesinin çoğuludur.

  • Gamwell's wife also died.

“Gamwell's wife”, “apostrophe s” yani kesmeli s ile oluşturulmuştur. “Die” fiili düzenli fiildir. Cümle geçmiş zaman olduğundan fiil –ed eki aldı.

  • But Sir George also had a young daughter, Joanna.

Bu cümle geçmiş zamanla kurulmuştur. Cümlenin fiili “have” dir ve cümle geçmiş zaman olumlu cümle olduğundan fiil 2. halde kullanıldı: “had”.

A young daughter:”a” bir anlamındadır. (bknz. İngilizce belgisiz ve belirli sıfatlar (indefinite and definite articles: a, an, the)

  • ‘I have no sons,’ Gamwell said to Joanna.

Cümle reported speech yapısı ile yani aktarma cümlesi ile kurulmuştur. “I have no sons” geniş zaman ile kurulmuş bir cümledir.”No” cümleye olumsuzluk anlamı katmaktadır.

  • ‘So I will teach you to fight with a sword, and with a bow and arrow.’

Cümle gelecek zaman “will” ile kurulmuştur. (bknz. İngilizce gelecek zaman: will ). Gelecek zamanda yardımcı fiil olarak “will” kullanılır. Fiil ek almaz.


İngilizce Hikaye Çalışmasını e-posta olarak almak istiyorsanız bültenimize ücretsiz kayıt olmanız yeterli.

Devamını Oku...

Robin Hood

Level 2

Chapter 1
Robin Fitzooth is Born in Sherwood Forest

The Robin Hood stories are very famous. Most people know that Robin lived in Saxon and Norman times. He robbed rich people and gave the money to poor people. But not everybody knows that he came from a rich family. And not many people know that Robin Hood was halfSaxon and half-Norman.

Bölüm 1
Robin Fitzooth, Sherwood Ormanı’nda Doğdu

Robin Hood hikayeleri çok meşhurdur. Bir çok kişi Robin’in Saxon ve Norman zamanlarında yaşadığını bilir. O zengin insanları soymuş, paraları fakir insanlara vermiştir. Fakat bir çok insan onun zengin bir aileden geldiğini bilmez. Ve bir çok insan Robin Hood’un yarı Sakson yarı Normandiyalı olduğunu da bilmez.


ANALİZİ

  • The Robin Hood stories are very famous.

To be fiili ile kurulmuş bir cümledir. Öznesi “The Robin Hood stories” dir. “Stories”, story kelimesinin –s takısı almış halidir. (bkz. –s takısı alma kuralları). Özne çoğul olduğundan “are” yardımcı fiili kullanılmıştır. (bkz. İngilizcede cümle yapısı).

  • Most people know that Robin lived in Saxon and Norman times.

İlk cümlesi geniş zamanla kurulmuş, diğer kısmı da geçmiş zamanla kurulmuş bir cümledir. “that” burada iki cümleyi bağlamada kullanılmıştır. “Relative clause” yapısı kullanılmıştır. Bir çok biliyor.... Ne biliyor?.. that Robin lived in Saxon and Norman times. Robin’in Saxon ve Norman zamanlarında yaşadığını.

  • He robbed rich people and gave the money to poor people.

Burada “and” ile birbirine bağlanmış bir cümle söz konusudur. “Linking words” kısmında bu konuyla ilgili açıklamalarda bulunduk. İlk kısım geçmiş zamanla kurulmuştur. “rob” fiili –ed takısı alınca bu şekilde yazılır. (bkz. –ed eki alma kuralları). İngilizcede geçmiş zamanda tüm cümle yapılarında fiil –ed takısı alır ya da düzensiz fiil ise 2. Hali kullanılır(bkz. düzensiz fiiller). “gave”, give düzensiz fiilinin 2. Halidir. “poor people” daki “poor” sıfattır, isimden önce kullanılmıştır.

  • But not everybody knows that he came from a rich family.

“Not everybody” cümleye olumsuzluk katan kısımdır. Yapı olarak olumlu, anlam olarak olumsuz bir cümledir. Cümlenin that’ e kadar olan kısmı geniş zamandır. “Everybody” tekil olarak değerlendirildiğinden fiil –s takısı aldı.

That ‘den sonraki kısım ise geçmiş zaman olduğundan “come” fiilinin 2. Hali kullanıldı.(bkz. düzensiz fiiller.)

from a rich family = 'zengin bir aileden' anlamındadır. İngilizce sıfatlar konu anlatmı 'na bakıp, sıfatların kullanımını öğrenebilirsiniz.

From burada –den, -dan anlamı katmaktadır.

Relative clause” konusuna bakıp, bu cümle yapısını öğrenebilirsiniz.


  • And not many people know that Robin Hood was halfSaxon and half-Norman.


Relative clause” ile kurulmuş bir cümledir.
And not many people know that… Ve bir çok insan bilmez…

Neyi bilmez? Robin Hood was halfSaxon and half-Norman. Robin Hood’un yarı Sakson yarı Normandiyalı olduğunu.

Birinci kısım geniş zamanla kurulmuş bir cümledir. “Many people” çoğul olduğundan fiil –s takısı almadı. (bkz. Geniş zaman olumlu cümle yapısı.)

İkinci kısımda da “to be fiili”nin geçmiş zaman haliyle kurulmuş bir cümledir. Robin Hood öznesi tekil olduğundan “was” kullanıldı.

BÜLTENE KAYIT OL


Bültene kayıt ol, ROBIN_HOOD hikaye çalışmasının tüm bölümleri ücretsiz olarak sana email olarak gönderilsin. Ayrıca bültenin diğer tüm imkanlarından da ücretsiz olarak faydalanabilirsin.

Devamını Oku...

Sık sık iş gezilerine çıkan bir kişiyseniz, uçağın bazı bölümlerini bilmeniz faydanıza olabilir. Bunun yanında uçakta karşınıza çıkabilecek beklenmedk durumlara karşı ingilizce olarak gerekli donanıma sahip olmanız sizin açınızdan iyi olabilir.


Aşağıdaki resimde uçakta yer alan belli başlı kısımlarla ilgili bilgiler yer almakta.




Air vent
havalandırma
Light
ışık
Blind
gölgelik, panjur
Window seat
pencere oturağı
Headseat
kulaklık
Seat-belt
emniyet kemeri
Folding table
katlanır masa
Life-jacket
can yeleği
Aisle seat
koridor koltuğu
Gangway
geçit, yol
Central aisle
orta koridor
Reclining seat
yaslanmalık koltuk
Baggage compartment
bagaj kompartmanı

Devamını Oku...

Level 1 seviyesindeki İngilizce hikayemizin çevirisine başlıyoruz. Üzerinde çalışacağımız hikayenin adı ROBIN HOOD. Robin Hood, 16 bölümden oluşan bir hikayedir. Bizler bu bölümleri de parçalara bölüp anlatmaya çalışacağız. Dolaysıyla çok fazla sayıda parçacık oluşacak. Örnek olarak 3 parçacığı sizlerle paylaşacağım ve diğer bölümleri de bültenimize abone olan herkese ücretsiz olarak göndereceğiz.



ABONE OLMAK İÇİN:


Bu linke tıklayın, adınızı, soyadınızı ve email adresinizi girin. Hepsi bu kadar. İngilizce hikayemizin tüm bölümlerinin çevirilerini ve kapsamlı anlatımlarını ücretsiz olarak edinmek için bültene kayıt olmanız yeterli.

ingilizce hikaye, online çeviri, sesli ingilizce hikayeler, level1

Devamını Oku...

Bu dersimizde İngilizce was were konusu ile ilgili bilgiler vermeye çalışacağız. Konu içerisinde örnek olarak olumlu, olumsuz ve soru cümleleri vereceğiz. Derslerimiz, hangi sınıf, level-seviye olursa olsun, İngilizce öğrenmek isteyen herkese hitap etmektedir.


İngilizce was-were, to be fiilinin geçmiş zamandaki karşılığıdır. Am-is-are yardımcı fiillerinin geçmiş zaman halleridir.

Aşağıdaki tablodan olumlu, olumsuz ve soru yapılarını öğrenebiliriz.

+
-
?
I was - You were - He/She/It was - We were - They were
I was not - You were not - He/She/It was not - We was not - They were not
was I? - were You? - was He/She/It? - were We? - were They?


  • Aşağıdaki örnek cümleleri inceleyelim:

In summer 1990 I was in Brazil.
(1990 yazında Birezilyadaydım.)

We were very happy to see you yesterday.
(Dün seni gördüğümüze çok sevindik.)

Lunch was OK, but the vegetables were not very good.
(Öğle yemeği güzeldi, ama sebzeler çok iyi değildi.)

It was cold and dark, and we were tired.
(Hava soğuk ve karanlıktı, ve çok yorgunduk.)

  • Olumsuz cümle oluştururken yardımcı fiilden sonra not getirilir.

Was not – were not
Kısaltarak şöyle yazabiliriz:
Wasn’t – weren’t

Aşağıdaki cümlelere bakalım:
The lesson wasn’t interesting. It was boring.
(Ders ilgi çekici değildi. Sıkıcıydı.)

You weren’t late. Actually, you arrived 10 minutes early.
(Geç kalmadın. Açıkcası 10 dakkika erken vardın.)

  • Soru cümlesi oluştururken de was-were cümlenin başına getirilir.

Was Ann at home yesterday?
(Ann dün evdemiydi?)

Was the party good?
(Parti iyimiydi?)

Was your father a teacher?
(Baban öğretmenmiydi?)

Devamını Oku...

Bu yazımızda İngilizce bağlaçlar konusu ile ilgili bilgiler vereceğiz. Bütün bağlaçlar hakkında olmasa da sıklıkla kullanılan bazı bağlaçlarla ilgili örnek cümleler verip kullanım yerlerinden bahsedeceğiz.

AND

  • And, cümleleri, kısa ifadeleri ya da kelimeleri birbirine bağlamak için kullanılır.

Örnek cümleler:

Sylvia won the first game and Pete won the second.
(Sylvia ilk oyunu kazandı ve Pete ikincisini kazandı.)

What shall we have for supper? “Fish and chips”
(Akşam yemeğinde ne yiyeceğiz? “Balık ve patates cipsi”)

  • Listeleme yaparken genellikle son iki şeyin arasına and koyarız, diğerlerinin arasına da virgül.

We need soap, bread, orange juice, tomatoes and suger.
(İhtiyacımız olan şeyler; sabun, ekmek, portakal suyu, tomates ve şeker.)

Neden sonuç ilişkişi içindeki durumlarda and kullanılabilir.

The phone rang, and the baby woke up.
(Telefon çaldı ve bebek uyandı.)


BUT, YET

  • But ve Yet, zıtlık ifade eden durumları, umulduğu gibi sonuçlanmayan şeyleri anlatırken kullanılır.


She had a bad teacher, but she passed the exam.
(Kötü bir öğretmeni var ama sınavı geçti.)

I felt ill, but I went on working.
(Hastaydım ama işe gittim.)

His voice was very weak, yet the students understood him.
(Zayıf bir sesi var ancak öğrenciler onu anlıyordu.)

She was very kind, but I didn’t like her.
(Çok nazik biri ama ondan hoşlanmadım.)

Devamını Oku...

Bu dersimizde ingilizce sıfatlar konusunu göreceğiz. Sıfatların bazı kullanım şekillerinden bahsedeceğiz. Daha sonraki yazılarımızda ise sıfatlarla ilgili örnek cümlelerden, zıt sıfatlardan, sıfatlarda karşılaştırma, resimli ingilizce sıfatlar gibi birçok konuyla ilgili yazılar kaleme alacağız.


İngilizce Sıfatlar Konu Anlatımı
  • İngilizce sıfatlar, easy, important, slow gibi ismi değişik yönlerden niteleyen ya da belirten kelimelerdir.
  • İsimlerden önce kullanılırlar.

a long journay - uzun bir seyahat

  • Sıfatlar isimlerin çoğul ya da tekil olma durumlarına göre değişiklik göstermezler.

a fast car - Hızlı bir araba

fast cars - hızlı arabalar

  • İsimden önce gelen 2 ya da daha fazla sıfat olduğunda, bunların aralarına 'and' kullanılmaz.

a big bad wolf

a big and bad wolf kullanımı yanlıştır!

  • Renk ifade eden sıfatlar diğerlerinden sonra gelir:

beautiful red apples - güzel kırmızı elmalar


Aşağıdaki örnek sıfatları inceleyelim:

One fine day - Güzel bir gün
a long time ago - uzun zaman önce

in a red coat - kırmızı bir ceket içinde
under a tall green tree - uzun yeşil bir ağacın altında

Aşağıdaki parçadaki sıfatları inceleyin:

'Good morning, little girl', said the big bad wolf. 'Where are you going with that heavy bag on this fine day?' 'I'm going to see my old grandmother' said the little girl. 'She lives in a small house near the new supermarket.'

'OK,' said the wolf in a friendly voice. 'I'll see you later.' 'I don't think so,' said the little girl, who was not stupid. She took a big pistol out of her bag and shot the wolf dead.

(Güzel bir son!)

Fiilerden Sonra Sıfatlar

  • İngilizce sıfatlar, be, become, get, look, seem ve feel gibi fiillerin ardından da kullanılabilirler.

The water is cold.
(Su soğuk.)

Everything became clear.
(Herşey temizlendi.)

It's getting late.
(Geç oluyor.)

You seem tired.
(Yorgun görünüyorsun.)

She looks happy.
(Mutlu görünüyor.)

Aşağıdaki örnek cümleleri inceleyelim:

That car looks expensive.
(Şu araba pahalı görünüyor.)

I feel ill.
(Kendimi hasta hissediyorum.)

The train is late.
(Tren gecikti.)

Devamını Oku...

İngilizce öğrenmek isteyen hemen herkese faydası dokunacağına inandığımız bir yazı dizisine başlamak istiyoruz. Bu yazı dizisinde sizlerle, Level 2 seviyedeki bir ingilizce hikaye paylaşacağız. Bu hikayeyi bir çok yönüyle inceleyeceğiz.

İlk olarak ingilizce hikayenin türkçesini yazacağız. Hikayenin türkçe çevirisini yaptıktan sonra, yazıları, gramer açısından inceleyeceğiz. Nerede hangi yapı kullanılmış, neden kullanılmış ve daha bir çok bilgiye sahip olacaksınız. Bunun yanında bütün konularla ilgili, sitemizdeki konu anlatımlarına linkler vererek, o konuları eş zamanlı olarak öğrenmiş olacaksınız.

Yani kısaca, uygulama yaparken öğrenmeye çalışacağız. Bu şekilde hangi seviyede olduğunuzu net bir şekilde görmüş olacaksınız.

İngilizce kurslarındaki “level” yani seviyelere aldanmayın. Örneğin size “intermediate” seviyede olduğunuzu söylediklerinde, “level 4” bir hikaye kitabını dilbilgisi anlamında zorlanmadan okumanız gerekli. Okuyamazsanız sorun var demektir.

İşte bu çalışma sayesinde, hangi seviyede hangi konuları bilmeniz gerektiğini öğrenmiş olacaksınız. İngilizce hikayelere bakış açınız değişecek ve “okumanın” önemini kavrayacaksınız.

Gelelim bu yazı dizisinde takip edeceğimiz kitaba: Robin Hood

Level 2 seviyesinde olan kitapta tam olarak 600 kelime bulunmaktadır. Hikaye bittiğinde, bu kelimelerin tamamına yakınını öğrenmiş olacak, dilbilgisi konusunda da önemli bir noktaya geleceksiniz. 'Reading' yani 'okumanın', ingilizcenizi ne kadar geliştirdiğini de görmüş olacaksınız.
Bu çalışma, eğer gereken ilgiyi görürse, 50 ila 100 arası bölümden oluşacaktır.

Devamını Oku...

Ülkemizde bu konuda insanların yoğun talepleri olduğu muhakkak. Gerçekçi olmak gerekirse, benim burada anlatmak istediğim “kolay ingilzce öğrenmek” değildir. Amacım bunun pek mümkün olmadığının farkına varmanızı sağlamaktır. Hayatta hiçbir şey kolay değildir (tabi çok özel yetenekleriniz yoksa!). Konumuz dil öğrenmek olunca da aynı kural geçerlidir. Bunun yanında dil öğrenmenizi kolaylaştıracak yöntemler de yok değildir. Önemli olan kendinize en uygun olan yöntemleri bulmaktır.

Okumayı seviyorsanız ve ingilice öğrenmek istiyorsanız, okuma alanınızı sadece Türkçe kitaplarla sınırlamayın. Örneğin internetten ingilizce makaleler bulun. Kendi ilgi alanınızla ilgili yazıları sıkılmadan okuyabilirsiniz.

Kendi seviyenize uygun hikayeler okumanız çok işinize yarayacaktır. Sizlere daha önceden bazı ingilizce hikayeler sunmuştum. Bu hikayeleri mutlaka okuyun.

Kendinize bazı konular belirleyin, onunla ilgili kısa bir çalışma yapın ve konuşmaya başlayın. İster duvara karşı konuşun, ister küçük kardeşinizle konuşun.

Örneğin, yemek yapmasını biliyorsanız, nasıl yemek yapıldığını ingilizce olarak anlatmayı deneyin. Önce ufak bir hazırlık yapın. Mesela yemek pişimekle ilgili fiilleri bir kenara not edin.

Bake = fırında pişirmek
Chop = doğramak
Grate = rendelemek
Mash = ezmek, püre yapmak
Boil = kaynatmak
Fry = (yağda) kızartmak
Grill = ızgarada pişirmek
Roast = fırında kızartmak

Bu şekilde bilmediğiniz bir çok kelimeyi öğrenmiş olur, konuşmanızı da geliştirmiş olursunuz. İşte ‘ingilizce en kolay yolla’ bu şekilde öğrenilir. Yani çabalayarak!

Günlük yazabilirsiniz. O gün içerisinde neler yaptığınızı günlük şeklinde yazmak en fazla 15-20 dakikanızı alacaktır. İngilizce olarak elektronik yazışmalar yapabilirsiniz. Kendinize bir “pen friend” edinin ve onunla yazışın. Yazı yazmanın en güzel tarafı, bol bol sözlük karşıtırarak yeni kelimeler öğrenmekdir. Bunu ihmal etmeyin.

Mp3 dinleyerek, dinlemenizi geliştirebilirsiniz. Dinlediğiniz müzik parçalarının sözlerini de takip ederek, kelimelerin nasıl telafuz edildiğini öğrenmeniz mümkün. Radyo dinlemek “listening” inizi geliştirmenin bir diğer yoludur. İngilizce alt yazılı filimler de bu anlamda size çok yardım olacaktır.

Yukarıda sıraladığımız yöntemleri uygulayarak ingilizcenizi okuma, yazma, konuşma ve dinleme yönünden geliştirmiş olursunuz. Gördüğünüz gibi ‘kolay ingilizce öğrenmek’ aslında çok da zor değil.

Devamını Oku...

İngilizce öğreniminde 'listening' çok önemli bir yere sahiptir. İngilizce kelimelerin telafuzlarını en iyi şekilde o dili konuşanlardan öğrenebilirsiniz.

Bu amaç doğrultusunda, İngilizceyi en iyi şekilde kullanan bazı şarkıcıların video ve şarkı sözlerini sizlerle paylaşacağız.

İlk parçamız,

Keane-Somewhere Only We Know



Somewhere Only We Know

I walked across an empty land
I knew the pathway like the back of my hand
I felt the earth beneath my feet
Sat by the river and it made me complete

Oh simple thing where have you gone
I'm getting old and I need something to rely on
So tell me when you're gonna let me in
I'm getting tired and I need somewhere to begin

I came across a fallen tree
I felt the branches of it looking at me
Is this the place we used to love?
Is this the place that I've been dreaming of?

Oh simple thing where have you gone
I'm getting old and I need something to rely on
So tell me when you're gonna let me in
I'm getting tired and I need somewhere to begin

And if you have a minute why don't we go
Talk about it somewhere only we know?
This could be the end of everything
So why don't we go
Somewhere only we know?

[break]

Oh simple thing where have you gone
I'm getting old and I need something to rely on
So tell me when you're gonna let me in
I'm getting tired and I need somewhere to begin

So if you have a minute why don't we go
Talk about it somewhere only we know?
This could be the end of everything
So why don't we go
So why don't we go

This could be the end of everything
So why don't we go
Somewhere only we know?

Devamını Oku...